KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/6107 E., 2015/13987 K.·Mahkemesi : Ereğli(konya) 2. Asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2015
- Tarihi
- 13/01/2015
- Numarası
- 2013/690-2015/4
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili 02.12.2013 tarihli dava dilekçesinde; en son 2011 yılında artırılan yoksulluk ve iştirak nafakalarının yetersiz kaldığını ileri sürerek, yoksulluk nafakasının 200 TL'den 300 TL'ye, 2 çocuk için iştirak nafakasının 250'şer TL'ye çıkartılmasını talep etmiştir.
Davalı cevabında; asgari ücretle çalıştığını, kredi borcu bulunduğunu, davacının daha iyi durumda olduğunu, nafakayı kredi çekip ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının mevcut gelir durumu günün ekonomik koşulları dikkate alındığında davacı için daha önce hükmedilen nafakanın yeterli olduğu gerekçe gösterilerek yoksulluk nafakasının 200 TL olarak devamına, müşterek çocuklar için 150 TL iştirak nafakasının 175'er TL'ye çıkartılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı taraf temyiz etmektedir.
TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''
TMK.'nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası DİE’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Yine; TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
TMK.nun 330.maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.
TMK'nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir.
Mahkemece yukarıdaki hususlar gözönüne alınmak suretiyle yoksulluk nafakasının ÜFE endeksi oranında artırılması, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen süre zarfında çocukların eğitim durumları, yaşının büyümesi, ihtiyaçlarının artması ekonomik göstergelerdeki değişim ile ÜFE artış oranı ve babanın gelir durumu nazara alınarak, iştirak nafakalarının TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken, düşük miktarda nafakaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/6107, K. 2015/13987, 10 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama