KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/6576 E., 2016/4677 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2016
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; dul aylığı alan davalının evlendikten sonra da bu aylığı almaya devam ettiğini, davalıya 30.793.65.- TL yersiz ödeme yapıldığını, başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir .
Anılan karar, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından görevli mahkemenin İş Mahkemesi değil genel mahkeme olduğu gerekçesi ile görev yönünden bozulmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada davalı vekili; zamanaşımı defini yinelediklerini belirtmiş, mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin davanın kısmen kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir .
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak olduğundan zamanaşımı definin buna göre çözümlenmesi gerekir .
BK 66. maddesinde yeralan düzenlemeye göre, iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra nedensiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. TBK 82. maddesinde ise aynı ilkeler benimsenmiş, ancak 1 yıllık süre 2 yıl olarak kabul edilmiştir.
Bir yıllık sürenin başlaması için, iade alacaklısının kendisi aleyhine zenginleşen kişiyi ve zenginleşmenin kapsamını (nedensiz olarak uğranılan malvarlığı azalmasını) bilmesi aranmalıdır. Zira, davalının zenginleşmesinin, davacının hukuk alanının ihlali sonunda elde edildiği bilinmeden dava açılamaz. Kamu kurumlarında ise öğrenme tarihi olarak, dava açmak üzere onay vermeye yetkili makamın zararı, zenginleşeni ve zenginleşme miktarını öğrenme tarihi esas alınmalıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş; bir yıllık zamanaşımı süresinin davacının (zarar görenin) malvarlığındaki eksilmeye yol açan eylem ve işlemin haksız olduğuna kesin olarak kani bulunduğu ve malvarlığındaki eksilmenin miktarını tam olarak öğrendiği tarihten itibaren başladığı kabul edilerek, bu ilkeye göre dava açmak üzere emir vermeye yetkili makamın davalı hakkında onay tarihi araştırılmak suretiyle sonucuna göre zamanaşımı defi hakkında bir karar vermektir. Zamanaşımı defi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir .
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/6576, K. 2016/4677, 28 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama