KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/7000 E., 2015/15130 K.·Mahkemesi : Sındırgı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Tarihi
- 25/12/2014
- Numarası
- 2013/105-2014/172
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosya kapsamından; davacı vekili Av.H. D. 'a gerekçeli kararın tebliği için çıkarılan evrakın davacı vekiline ne şekilde tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 23.maddesinde tebliğ mazbatasında tebliğin kime, nerede ve ne zaman yapıldığına dair hususların yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyada bulunan gerekçeli karar tebliğ evrakının üzerinde ise, bu evrakın ne şekilde ve kime tebliğ edildiğine dair hiçbir emare bulunmamakta olup, bu haliyle yapılan tebligat usulsüzdür.
Bununla birlikte, davalının temyiz dilekçesinin tebliği için davacı vekili Av. H.. D..'a çıkarılan tebligatlar ise, daimi çalışan işçisine tebliğ edilmiştir. Tebligatların muhatabı olan avukatın, tebligat sırasında bürosunda bulunmadığı tebliğ evrakına yazılmamıştır.
Tebligat Kanununun 17.maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26.maddesi gereğince belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir.
Somut olayda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davalı vekiline çıkarılan tebligatın, muhatap avukatın tebligat sırasında bürosunda bulunup bulunmadığı tebligat evrakına yazılmadan doğrudan sekreterine tebliğ edilmiş olması sebebi ile bu tebligat da usulsüzdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/7000, K. 2015/15130, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama