İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/7484 K.2015/10205

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2015/7484Karar2015/10205Tarih3 Haziran 2015Okuma4 dk · 754 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/7484 E., 2015/10205 K.·Mahkemesi : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2015
Tarihi
06/12/2011
Numarası
2010/54-2011/385
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde, davalı abonenin elektrik tüketimi nedeniyle tahakkuk eden faturaları ödemediğini, ödenmeyen faturalarla ilgili yapılan icra takibine davalı borçlunun kısmen itiraz ettiğini, haksız itiraz nedeni ile icra takibinin durduğunu, davalının abonelik ilişkisini sonlandırmadığı için fatura bedellerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili dilekçesinde, müvekkilinin takibe konu borcun 886,32 TL asıl alacak ve bu bedelin ferileri dışında davacı kuruma borçlu olmadığını, müvekkilinin dava konusu yeri 05.09.2006 tarihinde tahliye ettiğini, bu tarihten itibaren ilgili abonelikten elektrik kullanmadığını, ekonomik imkansızlıklar nedeniyle aboneliğin iptal ettirilemediğini, takipteki diğer borçluların, müvekkilinin dava konusu yeri tahliyeleri tarihinden itibaren kullandıklarını, takip konusu borcun, 01.10.2006 ve sonrası dönemlere rastlayan kısmının müvekkiline ait olmadığını,

müvekkiline elektrik faturalarının ödenmesi için ihtarname veya elektrik kesme ihbarnamesi tebliğ edilmediğini,davacının elektrik borcunun ödenmemesi üzerine ilk faturanın son ödeme tarihinden itibaren 5 gün geçtikten sonra, aboneliği iptal etmesi gerektiğini, davacının kendi kusuruyla uğradığı zararını müvekkiline ödetmeye çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı tarafından davalı ve dava dışı bir başka şirket ve yetkilisi hakkında da takip yaptığından, davalının işyerini tahliye ile terk ettiğini bildiği ve bilebilecek durumda olduğunun belirgin olduğu, borcun ödenmemesine rağmen sözleşme hükümleri gereği gerekli elektrik kesme işlemi yapmadığından davacının kusurlu olduğunu, davalının abonesi olduğu işyerini tahliye ederek ayrıldığı 15.09.2006 tarihinden sonra diğer takip borçlularının sarf ettiği elektrik bedellerinden sorumlu olamayacağı anlaşıldığı gerekçesiyle ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda,

davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki takibin asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz KDV tutarı toplamı 1.516,54 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin davalı hakkında bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu icra takip dosyasında, borçluların davalı ve dava dışı bir başka şirket ile bir başka şahsın olduğu, .... nolu aboneden kullanılan enerji tüketim borcu nedeniyle 8.504,68 TL asıl alacak, 2.421,03 TL gecikme zammı, 435,79 TL KDV olmak üzere toplam 11.361,50 TL alacak üzerinden takip yapıldığı, takip dayanağı bedellerin 2006/1. ayı ila 2008/6. ayları arasındaki muhtelif sayıdaki tahakkuklardan kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Davalı icra takibine itirazında, işyerini tahliye ettiği 01.10.2006 ve sonrası dönemlere ait borcun kendilerine ait olmadığını, borcun 886,32 TL'lik kısmını ve bu miktarın ferilerini kabul ettiklerini, bu miktar dışındaki bedele itiraz ettiklerin beyan ettiği görülmüştür.

Uyuşmazlık, aboneliği iptal ettirmedikçe abonenin kullandığı elektrik bedelinden sorumlu olup olmayacağı ve zamanında ödenmeyen elektrik faturalarından dolayı tarife ve yönetmelik hükümleri gereğince davacının elektriği kesmesi gerekirken kesmemesinin, dolayısıyla davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığınedeniyle ana tüketim bedelinden indirim yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.

Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kaçak kullanıma sebebiyet veren abone davacının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.

Somut olayda; davalının taşınmazı terk ettiği 15.09.2006 tarihi sonrasında dava konusu tüketim bedellerinden sorumlu olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, taşınmazın terk tarihinden sonra aboneliği iptal ettirmeyen davalı, yukarıdaki alınan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, taşınma tarihinden sonraki tüketimlernden de sorumludur.

Hâl böyle olunca; mahkemece yapılacak iş, dosyanın önceki bilirkişi dışında, yeniden konusunda uzman mühendis bir bilirkişiye tevdiyle, davacı idarenin davalıdan talep edebileceği bedellerin hesaplanarak, tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi için hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde rapor alınarak, varılacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bundan ayrı, davacı tarafın talebi olmasına rağmen icra inkar tazminatı yönünden mahkemece olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemesi de usul ve yasaya uygun görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ;Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/7484, K. 2015/10205, 3 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7484
Karar No
2015/10205
Tarih
3 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/7485 K.2015/11481
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/7485 K.2015/5850
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/7485 K.2015/2142
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/7485 K.2015/6062
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/7485 K.2015/13332
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/7485 K.2015/22200

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.