KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/8232 E., 2015/10460 K.·Mahkemesi : Amasra Asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Tarihi
- 17/07/2013
- Numarası
- 2012/85-2013/89
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
7201 sayılı Tebligat Kanununun 25/a maddesi; “Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir.
Bu halde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapar.
Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir.
Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir." hükmünü düzenlemiştir.
Dosya kapsamından; Almanya'da ikamet eden davalıya, ilam ile davacı tarafın temyiz dilekçesinin tebliği için Tebligat Kanununun 25/a maddesi uyarınca gönderilen tebligatın,Münster Başkolonsluğu tarafından Federal Almanya mevzuatının izin verdiği iadeli – taahhütlü posta yöntemiyle davalıya gönderildiği, ancak davalının tebligat evrakına ilişkin bildirimi süresi içinde teslim almamış olması nedeniyle ihtar bildiriminin iade edildiği, bu nedenle davalıya tebligat yapılmasının mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/8232, K. 2015/10460, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama