KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/8284 E., 2015/16292 K.·Mahkemesi : Beykoz Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Tarihi
- 24/12/2014
- Numarası
- 2013/486-2014/1377
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2010 yılının Ekim ayından itibaren imam nikahlı yaşamaya başladıklarını, birlikteliklerinden iki çocuklarının olduğunu, davalının tanıma yoluyla nüfusuna kaydettirdiğini, davalıdan şiddet gördüğünü, davacının şiddet sonrası çocuklarıyla İstanbul'da annesinin yanında yaşamaya başladığını, gelirinin olmadığını, davalının çocuklarıyla ilgilenmediğini belirterek müşterek çocuklar Eymen ve M. E. yönünden ayrı ayrı 1.000,00 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, davanın kabulü halinde hiçbir gelirinin olmadığı nazara alınarak düşük miktarda nafaka tayini talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar Eymen ve M. E. için ayrı ayrı 250,00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, AAÜT'nin 9/2. maddesinde “nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilmez”hükmü gereğince davada reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/8284, K. 2015/16292, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama