KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/8413 E., 2016/5520 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin tahsili davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacıya ait ziynet eşyalarının davalıda kaldığını, iade edilmediğini belirterek, (ziynetleri ayrıntılı olarak sayarak) aynen, iadesine mümkün değilse dava tarihi itibari ile bedelleri olan 14.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde; talep ettiği bedeli ıslah ile 14.311 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Yasanın, hüküm fıkrasında bulunması gereken unsurları ifade eden HMK.'nun 297/2.maddesi uyarınca: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”.
Somut olayda; Mahkemece gerekçe kısmında bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmiş ise de; hüküm kısmında iadesine karar verilen ziynet eşyalarının bir kısmının ayar ve gramları belirtilmemiş, ayrıca bilirkişi raporunda 1 adet altın kolyenin fotoğraf ve .. görüntülerinde tespit edilemediğinden fiyat tespitinin yapılmadığı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında kolyenin de belirtildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/8413, K. 2016/5520, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama