KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/8438 E., 2015/10630 K.·Mahkemesi : Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2015
- Tarihi
- 11/04/2013
- Numarası
- 2013/235-2013/477
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemece önceki kararda direnmeye yönelik olarak verilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle Hukuk Genel Kurulu'nca incelenmiş ve davanın karar düzeltme incelemesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmekle, dosyanın karar düzeltme incelemesine geçilmiştir.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davacı bankaya dava dışı şirketin SSK prim ödemesi yapması talimatını verdiğini; ancak davacı tarafından sehven davalının 4.096 TL prim ödemesinin yapıldığı, buna ilaveten bu meblağın davacıya iade edilmemesi sebebiyle dava dışı şirketin SSK prim borcu ile ilgili olarak ayrıca 5.572,93 TL daha SSK'ya ödendiği, böylece davalının sebepsiz zenginleştiği, davalının bu tutarları ödemekten kaçınması üzerine tahsili için girişilen takibe kısmi itirazın (4.096 TL dışında) iptali ve inkar tazminatının tahsili istenmiştir.
Davalı vekili cevabında; davalının, asıl alacağa (4.096 TL) itiraz etmeyip ödediğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; 4.096,30 TL'nın ödendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, sebepsiz zenginleşenin ise her zaman mütemerrit olduğu ve takipten önce kanuni faiz istenebileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Dairemizin 17.01.2013 tarih 2012/23118 E.-2013/609 K.sayılı bozma ilamıyla "dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmaksızın temerrüdü aranır. BK.101/1.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Bu nedenle, sebepsiz zenginleşmede gecikme faizi yürütülebilmesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ya da aleyhine dava açılması vb. sureti ile temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda; davacının, usulüne uygun bir ihtarname ile ya da icra takip tarihinden önce herhangibir şekilde davalıyı temerrüde düşürdüğü ispatlanamadığına göre, icra takip tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediği halde, mahkemece yanılgılı gerekçe ile sebepsiz zenginleşenin her zaman mütemerrit olduğu belirtilerek, icra takibinde talep edilen 5.091,93 TL ve 104,74 TL işlemiş faize yönelik itirazın da iptalini içerir şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilerek bozulmuştur. Bozma ilamına karşı davacı vekilince 14.03.2013 tarihli dilekçesiyle karar düzeltme talebinde bulunulmuş, mahkemece bu talep dikkate alınmadan dava tekrar mahkemenin 2013/235 nolu esasına kaydedilerek 11.04.2013 tarihinde davanın esası hakkında karar verilmişitir.
Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunulması halinde bu konuda karar verme yetkisi ilamı veren Yargıtay Dairesine ait olup, mahkemece, karar düzeltme talebinin incelenmesi için dosyanın ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmesi gerekirken tekrar dosyanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle mahkemenin, 11.04.2013 tarih 2013/235 E.-2013/477 K.sayılı kararı bozularak kaldırıldıktan sonra davacının 14.03.2013 tarihli karar düzeltme dilekçesi ve dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/8438, K. 2015/10630, 9 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama