KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/8909 E., 2016/6482 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalıların çocuklarının saldırısı sonucu yaralanan polis memurlarına nakti tazminat ödendiğini, davalıların çocuklarının Çocuk Mahkemesi tarafından cezalandırıldığını, davalıların ev başkanı olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 7.906.22 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ..., cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 7.631,82.TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazı yerinde değildir.
Somut olayda; davacı taraf davalıların verdiği zarar nedeni ile dava dışı polis memurlarına nakti tazminat ödemiştir ve eldeki dava ile davalılara rücu etmektedir. Nakti tazminat ödemesi davalıların sorumlu olduğu haksız eylemden kaynaklanmaktadır, davalıların temerrüde düşürülmesine gerek yoktur, davacının rücu edebilme tarihi de dava dışı polis memurlarına ödeme yaptığı tarihtir. Diğer bir anlatım ile, davalılar ödeme tarihinden itibaren faiz ile sorumludur. Mahkemece dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi anılan nedenle doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/8909, K. 2016/6482, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama