KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/9047 E., 2015/16676 K.·Mahkemesi : Sakarya 2. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2015
- Tarihi
- 30/12/2014
- Numarası
- 2014/224-2014/999
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların Sakarya 2. Aile Mahkemesinin 2009/228 Esas- 2009/385 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davacıya verildiğini, bu karar ile müşterek çocuk lehine 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen sürede müşterek çocuğun okul ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını, bu nedenle iştirak nafakasının 1.000 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, talep edilen nafakayı ödeme gücünün olmadığını, bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk için aylık 200,00 TL iştirak nafakasının karar tarihinden itibaren 325,00 TL' ye çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İBK.'na göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, nafakaya dair taleplerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekirken, kararda nafakanın geçerlik tarihinin, karar tarihinden itibaren gösterilmesi usul ve yasaya uygun değil ise de, belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/9047, K. 2015/16676, 26 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama