KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/9414 E., 2016/4775 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalının kaçak su kullandığının 26.03.3010 tarihli 2010/1564 sayılı tutanak ile tespit edildiğini, tahakkuk ettirilen bedel için davalı hakkında icra takibine başlandığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalı borçlunun Müdürlüğünün 2010/8444 sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile, asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek koşuluyla takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının kaçak su kullanması nedeniyle tahakkuk ettirilen borç için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu kaçak su bedelinin tespiti yönünden hukukçu bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi, dava konusu kaçak su bedeli hesabı konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece dava dosyasının, önceki bilirkişi dışında, kaçak su bedelinin hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği bedel hakkında, tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, soruşturma ve konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/9414, K. 2016/4775, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama