KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/9667 E., 2015/14297 K.·Mahkemesi : Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2015
- Tarihi
- 02/05/2014
- Numarası
- 2014/63-2014/254
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davalının mesken abonesi olduğunu, müvekkili kurum tarafından tahakkuk ettirilen elektrik bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek; itirazın iptaline ve yasal azami sınır oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; hakkında kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tutanak düzenlendiğini ve ceza davası açıldığını, mahkemece beraatine karar verildiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bütün faturaları eksiksiz ödediğini belirterek, davanın reddini istemiş; dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. 4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, 4077 sayılı Kanunun 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, yargılamanın Tüketici Mahkemesi sıfatı ile yapılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/9667, K. 2015/14297, 16 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama