KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10013 E., 2017/344 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2017
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulü ile davacının davalıya ödemekte olduğu yardım nafakasının kaldırılmasına, davacı vekilinin davalıya yapılan ödemelerin tahsiline karar verilmesi talebinden feragat etmesi nedeniyle talebin reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin oğlu olan davalıya aylık 400 tl yardım nafakası ödediğini, davalının sigortalı olarak çalışmaya başladığını ve 2.000,00TL civarında kazanç elde ettiğini iddia ederek davalıya ödemekte olduğu nafakanın kaldırılmasına ve davalıya haksız olarak ödenen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde davacı açısından açılan davayı kabul ettiğini , nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini, ancak, kendisine ödenen paranın tahsiline karar verilmesi talebinin reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalıya ödemekte olduğu yardım nafakasının kaldırılmasına, davacı vekilinin davalıya yapılan ödemelerin tahsiline karar verilmesi talebinden feragat etmesi nedeniyle talebin reddine, davacı lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmolunmuştur, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir .
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Dava, yardım nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.
./.. -2-
6100 sayılı HMK'nın 326 maddesine göre kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.(HMK m. 326/1) Ancak feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet ona göre belirlenir. (HMK 312/1)
İlk oturumda davayı kabul eden davalı, hal ve durumu ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermiş ise bu hükümden yararlanamaz. Bu halde davalı davayı kaybetmiş gibi yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olur.
Diğer taraftan, 2016 tarihli ., HMK'nın yukarıda zikrolunan hükümlerine paralel düzenleme cihedine gidilmiş ve anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmesi halinde tamamına hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Somut olaya bakıldığında; davalının cevap dilekçesinde ve mahkemenin ön inceleme duruşmasında, davayı kabul ettiğini, bu durumun tutanak altına alındığı ve taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davalının mahkemenin ilk celsesinde davayı kabul ettiği gözetilerek davacı lehine maktu vekalet ücretinin yarısına, hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretinin tamamına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10013, K. 2017/344, 19 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama