KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10037 E., 2017/1018 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2017
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl davada yoksulluk nafakasının artırılması, karşı davada yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, asıl davada ... .... Asliye ... Mahkemesinin 2002/36 e 2002/354 k sayılı ilamı ile 250,00 TL yoksulluk nafakası takdir edildiğini, ...'da zor şartlar altında yaşadığını, gelirinin olmadığını, ihtiyaçlarını karşılayamadığını, mevcut nafakanın yetersiz olduğunu belirterek; aylık ....250,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, yoksulluk durumunun devam etmediğini, talebinin fahiş bulunduğunu, kendisinin ise sağlık durumu nedeniyle malulen emekli olduğunu, hastane ve tedavi masrafları yaptığını, ödeme gücünün azaldığını savunarak asıl davanın reddine, karşı davada ise yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 800,00 TL'ye yükseltilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir.
...- Davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Türk Medeni Kanunu'nun 176/... maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi gerekmektedir.
... ... Genel Kurulunun 07.....1998 tarih ve 1998/...–656–688 sayılı Kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Dosya kapsamına göre davacı kadının çalışmadığı, ailesinin yanında kaldığı ve davalının ise, Avusturya'da yaşadığı, malulen emekli olduğu, ....101,37 Euro maaş aldığı tespit edilmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, davacı kadın için hükmedilen en son yoksulluk nafakası miktarına, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında asıl davada davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece; önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu, ÜFE artış oranı da dikkate alınarak hakkaniyete uygun oranda artırım kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması Türk Medeni Kanunu'nun .... maddesinde hükme bağlanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş, bu husus bozmayı gerekmiştir.
...- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı-karşı davalı kadın hem asıl hem de karşı davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, davacı-karşı davalı lehine, tamamen reddedilen karşı dava bakımından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı- karşı davalı vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma nedenlerine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10037, K. 2017/1018, 8 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama