KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10045 E., 2017/602 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2017
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; Karar sayılı boşanma ilamıyla müşterek çocuk adına hükmedilen 300,00 TL iştirak nafakasının; değişen koşullar ve ihtiyaçlar nazara alınarak, aylık 1.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, borçlarının bulunduğunu, ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu, çocuğun eğitim ve kişisel gelişimine katkıda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 300,00 TL iştirak nafakasının aylık 500 TL'ye çıkarılmasına ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve gerekçeli kararda davalı vekilinin isminin yazılmaması hususunun maddi hata olup mahal mahkemesince her zaman düzeltilebileceği anlaşıldığından davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Somut olay bakımından, hükmedilen iştirak nafakası artışının hangi tarihten başlayacağına yer verilmemiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E -15 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, mahkemece, davacı için dava tarihinden itibaren nafaka artışına hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde nafakanın başlangıç tarihinin belirtilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
./..
-2-
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10045, K. 2017/602, 25 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama