KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10203 E., 2017/816 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2017
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk-iştirak nafakasının indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı,davalı ile 2014 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalı için aylık ....500 TL yoksulluk ve müşterek çocuk .... için ise aylık ....000 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, boşanma sonucunda ilgili protokol uyarınca davalıya bir adet taşınmaz ve bir adet araç devrettiğini, davalıya toplamda 30.000 TL maddi -manevi tazminat ödemeyi kabul ettiğini,yine müşterek çocuklar ....... ve ....’ın üniversite,okul vb. masrafları için yılda 35.000’er TL ‘lik tazminatların boşanma davasında hüküm altına alındığını,halihazırda ekonomik durumunun bozulduğunu,ortağı olduğu şirketin kullandığı krediler nedeniyle borçları olduğunu ileri sürerek,....500 TL’lik yoksulluk nafakasının 500 TL’ye;....000 TL’lik iştirak nafakasının ise 250 TL’ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı,söz konusu nafakaların protokol ile belirlendiğini,davacının iddialarının asılsız olduğunu,davacının müşterek çocukların giderlerini karşılamadığını,davacının iki ayrı şirketi olup maddi durumunun çok iyi olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu da baz alınarak davacının şirketinin karlılık oranında aleyhe bir değişiklik olmadığı ve nafakaları ödeyemeyecek derecede gelirinde azalma olmadığı,bu şekliyle davacının davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...-Ancak karar tarihinde yürürlükte olan .........’nin .... maddesinin ....fıkrasında ‘’Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.’’düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece; davaya konu uyuşmazlıkta reddedilen toplam nafaka miktarları olan ....750 TL’nin bir yıllık tutarı olan 33.000 TL üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan .........’nin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak ....960 TL nisbi vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekmekte ise de; mahkemece yanılgılı değerlendirme ile ayrı ayrı bentlerde (talep edilen nafakaların her biri için) maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz edenin sıfatı nazara alındığında davacı yönünden aleyhe sonuç doğurma yasağı da gözetilerek, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile ayrı ayrı bentlerde maktu vekalet ücreti olarak hüküm altına alınan ....800 ‘er TL’lik vekalet ücretlerinin toplamı olan ....600 TL’nin hüküm altına alınması gerekmektedir.
...-Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/... maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10203, K. 2017/816, 6 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama