KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10290 E., 2018/2999 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının fatura bedellerini ödemediğini ,başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini ve kötüniyet tazminatı ödenmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine, davacının kötü niyetli hareket ettiği düşünüldüğünden asıl alacak miktarı olan 4.228,19.-TL üzerinden % 40 hesabıyla hesaplanan 1.691,27.-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında alacaklının kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez.
Somut olayda davacının icra takibi başlatmakta kötüniyeti olduğu ispatlanamadığından, mahkemece davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10290, K. 2018/2999, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama