KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10299 E., 2018/3134 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; murisi ...'in 2006 yılında vefat ettiğini, miras olarak kendilerine 137 dönüm tarla kaldığını ve 3648 nolu sulama kuyusunun da bu arazide bulunduğunu, dijital sayaca geçiş nedeniyle eski sayacın değiştirildiğini ve 67.942,32 TL tutarında fahiş bir elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, faturanın haksız olduğunu belirterek, mevzuata uygun belirlenecek miktarda faturanın iptali ile fazla taahhuk ettirilen miktar bakımından borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğini, tutanağın EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine uygun düzenlendiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacının 2004/12 fatura döneminin 67.942,32 TL tahakkuk ettirilen borçtan 21.611,49 TL borcu olduğunun, geriye kalan 46.330,83 TL borcunun olmadığının tespitine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Uyuşmazlık muris hakkındaki kaçak tahakkukuna yönelik fatura nedeniyle açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
Davacı istemi terekeye ilişkin olup, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu durumda, varsa mirasçıların davacı sıfatı ile davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle ...'in nüfus kaydı ile mirasçılık belgesinin dosya kapsamına alınarak, varsa mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde olduğu üzere hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenlerine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10299, K. 2018/3134, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama