KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/10802 E., 2017/17404 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile)mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2017
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarının davalı tarafça geri ödenmek üzere zorla elinden alındığını ancak bir daha iade edilmediğini, kendisine ait çeyiz eşyalarının da davalıda kaldığını ve davalının bu eşyaları da geri vermeye yanaşmadığını ileri sürerek, sayı ve nitelikleri itibariyle tek tek sayılan ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini, bu mümkün olmadığı taktide ise bilirkişiler tarafından belirlenecek bedellerin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davalının müşterek haneyi terk ederken ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, diğer çeyiz eşyaların ise bir kısmının kendisinde bulunduğunu ve bu eşyaları iadeye hazır olduğunu belirterek, davanın dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, belirtilen çeyiz ve ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde takı ve eşyaların toplam bedeli olan 17.883.26 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Yasanın, hüküm fıkrasında bulunması gereken unsurları ifade eden HMK.'nun 297/2.maddesi uyarınca: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Somut olayda; davacı dava ve ıslah dilekçesinde, talep edilen eşyaların bedeli üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş; ancak söz konusu faiz talebi hakkında bir karar verilmemiştir.
Bunun yanında, dava 30.05.2011 tarihinde (yetkisizlik kararı öncesi) açılmış olmasına karşın, mahkemece gerekçeli karar başlığında dava tarihi hatalı şekilde 03.01.2014 olarak gösterilmiştir.
Ancak, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hâkimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/10802, K. 2017/17404, 11 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama