KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/11864 E., 2018/3170 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki çeyiz ve ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile boşandıklarını, evlilik sırasında düzenlenen çeyiz senedinde yer alan eşyalar ile ziynetleri davalının teslim etmediğini ileri sürerek, sayı ve nitelikleri itibariyle tek tek sayılan ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen, mümkün olmaması halinde bilirkişiler tarafından belirlenecek bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 5.000,00 TL’lik talebini 11.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 23.463,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı; dava konusu çeyiz senedinde imzası olmadığından senedin delil olma özelliğinin bulunmadığını, "oğlan evinden 700'lük halı" ibaresinin bu eşyanın kendisine ait olduğunu açıkça gösterdiğini, bu eşya yönündeki talebin reddinin gerektiğini, ziynet eşyalarının, kooperatif aidatları için bozdurulduğunu ve kooperatif hissesinin sonradan davacıya devredildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; ziynet eşyalarına ilişkin istemin kabulü ile, 6 adet toplam 120 gram bileziğin aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde bedeli 10.800,00TL nin, 1 adet 25 gram saat arkası bileziğin aynen teslimi mümkün olmadığı taktirde bedeli 2.250,00 TL ve işçilik bedeli 200,00TL' nin, 10 adet çeyrek altının aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde bedeli 1.550,00TL 'nin, 4 adet 20 gramlık bayan yüzüğünün aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde bedeli 1.260,00TL ve işçilik bedeli 220,00TL' nin, 1 çift 5 gramlık bayan küpesinin aynen iadesinin mümkün olmadığı taktirde bedeli 315,00 TL ve işçilik bedeli 55,00TL' nin,
1 adet saatin aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde bedeli 200,00TL' nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ; çeyiz eşyalarına ilişkin istemin ise; kısmen kabulü ile, dava konusu halıların el halısı olduğu tespit edilemediğinden makine halısı kabul edilerek bilirkişi Halide Yücel' in 23.02.2016 tarihli raporunda belirtmiş olduğu eşyaların davacıya tesliminin mümkün olmadığı taktirde bedelleri toplamı 2.933,00 TL’ nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ziynet eşyalarına yönelik hüküm fıkrasının infaz kabiliyeti yönünden re’sen yapılan temyiz incelemesi neticesinde;
Dava; ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece ziynet eşyalarının davalıya aynen iadesine karar verilmiştir.
HMK’nun 297. maddesinde bir hükmün neleri içermesi gerektiği tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olacaktır.
İİK'nun 24/4.maddesinde ise aynı doğrultuda; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse; hüküm fıkrasının açık olması, duraksama yaratmaması bu nedenle somut uyuşmazlık özelinde hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin cins nitelik, miktar (gram, ayar) ve değerleri açık olarak yazılması gerekir.
Oysa; dosya kapsamındaki hükme esas alınan kuyumcu bilirkişi raporunda; dava konusu ziynet eşyalarının cins, nitelik miktar (gram ve ayarı) ve değerleri ile işçilik masrafı bulunanların işçilik masrafları ayrı ayrı gösterilmiş ise de; mahkemece iadesine karar verilen ziynetlerin, “ayarları” hüküm fıkrasında gösterilmemiştir. Bu suretle infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosyada bulunan ve hükme esas alınan 17.02.2015 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 md. gereğidir.
3-Davalının; yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz incelemesine gelince;
24.04.1945 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında ve 6100 sayılı HMK 326 maddesi uyarınca, "Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir". Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine de mahkûm edilir. (HMK 323 1/ğ).
Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekâlet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekâlet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Buna göre, davanın kısmen kabul edilmiş olması halinde HMK'nun 326/2 ve devamı maddeleri uyarınca, dava sırasında yapılan yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir,
Somut uyuşmazlıkta; davacı çeyiz eşyası davasında talebini eşya bilirkişisinden alınan rapor doğrultusunda 6.613,00 TL’ye yükseltmiş, mahkemece davacının bu yöne dair istemi kısmen kabul edilerek davalı aleyhine 2.933,00 TL’ye hükmedilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; mahkemece çeyiz eşyası istemine ilişkin olarak kısmen kabul kararı verilmesine rağmen, yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulması ve davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/11864, K. 2018/3170, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama