KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/11924 E., 2017/1443 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2017
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın aktif sıfat yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Küçük...adına velayeten ... vekili dilekçesinde; tarafların 20 sene önce evlendiklerini, bu evliliklerinden ... ...ve ... isimli iki çocukları bulunduğunu, her iki çocuğun da kendisi ile birlikte kaldıklarını, ...'in reşit olduğunu, Küçük ...'in ise halen lisede eğitim gördüğünü, kendisinin ...'in artan infak, iaşe ve eğitim masraflarında artış olduğunu, gidermekte zorlandığını, davalının da katkı sağlaması gerektiğini ileri sürerek, aylık 3000 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; dava açma yetkisinin velayetin kendisine verildiği kişi olup, reşit olmayan çocuğun iştirak nafakası davasında sıfatı bulunmadığını, öncelikle davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin aktif sıfat yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, iştirak nafakası talebine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarının incelenmesinde; tarafların müşterek çocuğu 01.01.2001 doğumlu ... ...'un velayetinin davacı babaya verildiği görülmüştür. Bilindiği üzere, iştirak nafakası velayet hakkı kendisine bırakılan eş tarafından çocuk adına ve yararına istenilmektedir. İştirak nafakasında asıl hak sahibi reşid olmayan çocuktur, dava tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan müşterek çocuk adına velayeten dava açan davacının iştirak nafakasını talep ve tahsil etme hak ve sıfatına haiz olmasına rağmen, dava dilekçesinin aktif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Şu durumda mahkemece; velayeti kendisinde bulunan müşterek çocuk adına iştirak nafakası talebinde bulunan davacının, davada davacı olma sıfatının eş deyişle aktif husumet ehliyetinin var olduğu gözetilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/11924, K. 2017/1443, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama