KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/12222 E., 2017/6998 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2017
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili, dava dışı alacaklı Akbank tarafından yine dava dışı borçlu .... aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda dava konusu aracın davacı ... tarafından ihale ile 04.08.2010 tarihinde 7.500 TL'ye satın alındığı, aracın 1.973 TL motorlu taşıtlar vergisinin ödendiğini, araç için için zorunlu giderlerin diğer davacı ... tarafından ödendiğini, aracın trafik kaydının davacı ... adına yapılması için Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğine başvurduklarında aracın şase numarasının orjinal olmadığının tespit edilmesi üzerine aracın tescil işleminin yapılamadığını, araştırdıklarında,
ihaleden sonra aracın bakımı ve tamirini yaptırdıkları motor ustası ve kaportacı olan davalıların atölyesinde şase numarasının değiştirildiğini öğrendiklerini belirterek, davalıların eylemi nedeniyle aracın tescil işlemi yapılamadığından uğranılan zarar bedeli 20.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davacı ...'in ....'dan 2.el(çıkma) araba parçası aldığını, aracın tamiri için davalılar ile anlaştığını, davacı ...'in aldığı parçanın araca monte edildiğini, davacıların aracın bakımının yapılmasından 8 ay sonra tescil işlemleri için başvurduğunu, olayda kusurlu olmadıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 20.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün bir kısım davalılar tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02.06.2015 tarih ve 2014/16787 esas, 2015/10070 karar sayılı ilamı ile, "... davacıların müterafik kusurlarının bulunup bulunmadığı konusunda irdeleme yapılmadan karar verilmesi doğru görelmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü, 14.244,15 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı taraf davalılardan aracın değeri miktarındaki zararı tazmin ettiğinden dolayı hakkaniyet gereği davaya konu aracı talep eden davalılar... iadesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Mahkemece tefhim edilen kısa kararda, açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 14.244,15 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda açılan davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, 14.244,15 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı taraf davalılardan aracın değeri miktarındaki zararı tazmin ettiğinden dolayı hakkaniyet gereği davaya konu aracı talep eden davalılar ....adesine karar verildiği, bu haliyle kısa karar ile gerekçeli karar çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktdır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır. Şu durumda, anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde, dosya içeriğine göre vicdani kanaate göre yeniden bir karar verilmelidir.
2-) Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/12222, K. 2017/6998, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama