KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/1330 E., 2016/5149 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2016
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davası üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, müşterek çocuğun velayetinin davacı babaya verildiğini, iştirak nafakasına hükmolunmadığını, davalının çocuğun masraflarına katılmadığını, davacının yeniden evlendiğini, davalının maddi durumunun iyi olduğunu belirterek müşterek çocuk için 1.000 TL iştirak nafakasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının maddi durumunun iyi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 550 TL iştirak nafakasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.'nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir.
Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.
Dosyadaki bilgilerden davacı babanın hava kuvvetlerinde subay olduğu, 3.420 TL maaş aldığı, evli olduğu, davalı annenin hemşire olduğu, 3.337 TL maaş aldığı, 560 TL kira ödediği, banka kredisi ödediği, müşterek çocuğun 2001 doğumlu ve 8. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı baba ve davalı annenin gelir durumları nazara alındığında; iştirak nafakası miktarı fazla olup, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/1330, K. 2016/5149, 4 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama