KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/13455 E., 2018/2818 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili ile diğer davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davacı idarenin sorumluluğunda bulunan "...
Barajı Ağaçlandırma Projesi" kapsamında, baraj çevresine karaçam ve kara selvi fidanları dikildiğini ve ağaçlandırma sahasının tel örgüyle çevrilerek muhafaza altına alındığını, ancak ağaçlandırma sahasını çevreleyen tel örgünün kesilmek suretiyle, ağaçlandırma sahası içinde iki sürünün otlatıldığını, hayvanların davalılar ... ve ...'a ait olduğunu, ... ve ...'ın çoban olarak çalıştığını, davalı ...'ın ise baraja yakın yerde hayvancılık yaptığını, davalılar hakkında söz konusu eylem nedeniyle kamu davası açılıp sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiğini,
idare personeli tarafından tanzim edilen tazminat raporuna göre zarar miktarının 10.001,3 TL olduğunu, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda ise zararın 11.693,30 TL olarak tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 11.693,30 TL'nin zarar tarihi olan 05.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24/06/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 31.314,20 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, 31.314,20 TL maddi tazminatın, olay tarihi 05/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davacı dava dilekçesinde kendi personeli tarafından tanzim edilen tazminat raporuna göre zarar miktarının 10.001,3 TL olduğunu, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda ise zararın 11.693,30 TL olarak tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 11.693,30 TL'nin zararın tahsilini istemiş, yargılama sırasında Orman Mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporu ile belirlenen 31.314,20 TL zarar miktarına göre davasını ıslah etmiş, Mahkemece 13.04.2015 havale tarihli rapor ve 11.06.2015 havale tarihli ek rapor hükme esas alınıp, ıslah da gözetilerek 31.314,20 TL tazminata hükmedilmiştir.
Ancak davacı dava dilekçesinde açıkça kendi personelinin hazırladığı tazminat raporunda zarar miktarının 10.001,3 TL olduğunu beyan ve kabul etmiş olup, bu rapor davacıyı bağlar.
Hal böyle olunca mahkemece; davacının kendi elemanları tarafından hazırladığı rapor kapsamında zararının 10.001,3 TL olduğu ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasının sonuca etkisi bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13455, K. 2018/2818, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama