KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/13556 E., 2018/2438 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2018
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; muris ...'ın 28.08.2012 tarihli vasiyetname ile davaya konu 2 ada 22 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'ne vasiyet ettiğini ancak, murisin vasiyetname tarihinde işlem yapma ehliyetinden yoksun olduğunu, vasiyetname yapılırken tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu alınmadığından vasiyetnamenin şekil yönünden de eksik olduğunu, murisin davalı cemiyetten hayatı boyunca haberi bile olmadığını, üçüncü şahısların yönlendirmesi ile iş bu vasiyetnameyi düzenlediğini ileri sürerek, öncelikle vasiyetnamenin iptaline, 2 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaline ve kendi adlarına tapuya kayıt ve tesciline bu mümkün olmadığı takdirde saklı paylarının tenkisine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı; murisin, vasiyetname sırasında hukuki işlem yapma ehliyetinin olduğunu, vasiyete konu işlemin bir muayyen mal vasiyeti olup saklı paya tecavüz bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın ölüme bağlı tasarrufa bağlı tapu iptali ve tescil davası olup ortada iptale muhtaç bir tapu kaydı bulunmadığı yani ölüme bağlı tasarrufa konu taşınmazın mülkiyetinin nakli henüz gerçekleşmediği, bunun yanında henüz saklı payı zedeleyen bir kazandırmanın varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın tapu iptali ve tescil ile tenkis talepleri yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi ve 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı YİBK'na göre; olayları izah taraflara, kanunları resen uygulamak ve dolayısıyla hukuki nitelendirmede bulunmak hakime ait bir görevdir.
Somut olayda davacılar; her ne kadar dava dilekçesinin sonuç bölümünde vasiyete konu 2 ada 22 no.lu parselin tapusunun iptaline ve kendi adlarına veraset ilamı gereğince tapuya kayıt ve tesciline bu mümkün olmadığı taktirde saklı paylarının tenkisine karar verilmesini talep etmiş iseler de, dava dilekçesinin içeriğinde davaya konu vasiyetnamenin mutlak butlanla sakat olduğunu ileri sürerek öncelikle vasiyetnamenin iptalini talep ettiklerini belirtmişlerdir.
O halde mahkemece; davada, vasiyetnamenin iptali talebi olduğu dikkate alınarak, öncelikle TMK'nun 557. maddesinde sayılan iptal sebeplerinin bulunup bulunmadığı incelenmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13556, K. 2018/2438, 14 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama