İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13598 K.2017/17842

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle, duruşma günü olarak belirlenen 19.12.2017…

Esas2016/13598Karar2017/17842Tarih19 Aralık 2017Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/13598 E., 2017/17842 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle, duruşma günü olarak belirlenen 19.12.2017 tarihinde davacı vekili Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; maliki bulunduğu ... İlçesi ... Mahallesi 4642 ada 16 parsel, 4643 ada 1, 2 ve 3 parsel, 4645 ada 1 parsel, 4646 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların, adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanı ile yine sahte olarak davalı noter tarafından tanzim edilen vekaletnameye istinaden kardeşi ... tarafından 09.09.2005 tarihinde 3. kişilere satış yolu ile devredildiğini, uğramış bulunduğu zarardan davalı noterin sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 20.000 TL tazminatın 09.09.2005 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı; davacının kardeşi olan ...'nun, nüfus müdürlüğünden temin etmiş olduğu nüfus cüzdanını ibraz etmesi nedeniyle vekaletnamenin tanzim edildiğini, verilen nüfus cüzdanının sahte olup olmadığını kendilerinin bilemeyeceğini, davacının kardeşinin eylemi sonucunda noterlik işlemi ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın reddine dair verilen 01.10.2009 tarihli karar, davacı tarafça temyiz edilmiş ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.11.2010 günlü ve 2010/... E.-... K. sayılı ilamı ile;

(...Dosya içeriğinden, dava konusu sahte vekaletname ile yapılan taşınmaz satışlarına karşı davacı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davaları ile sahte işlemleri gerçekleştiren kişi hakkında açılmış olan ceza davası henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.

Tapu iptali ve tescil davalarının kabul edilmesi durumunda davacı zarara uğramamış olacağından, o davalarının sonucu beklenmeli, o dava dosyaları içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler birlikte incelendikten sonra davalı noterin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nedenlerin bulunup bulunmadığı ve sorumluğunun kapsamı bunlara göre belirlenmelidir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...)

Gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının kardeşi olan ...'nun muhtarlıktan aldığı nüfus cüzdanı istek belgesine kendi resmini yapıştırdıktan sonra nüfus müdürlüğünden elde edilemeyen üzerinde kendi resminin olduğu davacının kimlik bilgilerinin yer aldığı sahte nüfus cüzdanını çıkarttığı, akabinde bu nüfus cüzdanına dayanarak noterden sahte vekaletname düzenlettirdiği, tapu müdürlüğünden istenilen satışlara esas vekaletname ile davalı noter tarafından düzenlenen vekaletnamedeki resimlerin farklı olduğu,

muhtemelen davacının kardeşi olan ...'nun vekaletnamede kendi resminin olması sebebiyle tapu müdürlüğünün dikkatini çekeceğini anladığı için yeniden noterliğe başvurarak ikinci bir işlemle bu kez davacının resminin bulunduğu bir suret aldığı ve bu suretle tapudaki işlemleri gerçekleştirdiği, ancak gerek ceza dosyasında gerekse noterlik elemanları hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ikinci işlem olan bu maddi vakıaya değinilmediği,

nüfus müdürlüğünce düzenlenen ve sahteliği anlaşılmayan bir nüfus cüzdanı kullanan davacının kardeşi ...'nun ağır kusur teşkil eden fiili nedeniyle noterlik işlemi ile zarar arasında nedensellik bağının kesildiği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Yargıtay uygulamasında; noterlerin hukukî sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu genel bir ilke ve prensip olarak benimsenmiştir. Ancak, bu sorumluluktan mutlak kusursuz sorumluluk olarak benimsendiği sonucu çıkarılmamalıdır. Noterin hukukî sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için ortada; noterin veya noter çalışanının bir eyleminin bulunması ve bu eylemden dolayı bir zararın doğması, bu zararla birlikte eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu şartlardan birisinin gerçekleşmemesi hâlinde noterin hukukî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir.

Noterin bir kamu hizmeti ifa ettiği de dikkate alınarak, sorumluluğun belirlenmesinde normal bir insanın göstereceği özenli davranış değil, aynı işi üstlenen noterlik mesleğinde çalışan bir kişinin göstermesi gereken objektif davranış esas alınacaktır. Buradaki tazminat yükümlülüğü; sorumlu kişinin somut olaydaki bireysel davranışından ziyade daha çok onun toplum ve ekonomi içindeki durumu ile kanunun ona yüklediği ihtimam ve özen görevine bağlanmaktadır. Noterlik işleminin gereği gibi yani özen yükümlülüğüne uygun şekilde yerine getirilmiş olması halinde zarar oluşmayacaktı denilebiliyorsa, noter sorumlu olacaktır.

Dava konusu olayla ilgili olarak ceza ve hukuk mahkemelerinde görülüp kesinleşen kararlara göre; dava dışı ...'nun, 03.05.2005 tarihinde ... Mahallesi muhtarlığından kardeşi olan davacının nüfus kimlik bilgilerine göre kendi fotoğrafının yer aldığı yapışık nüfus cüzdan talep belgesini temin ettiği, 04.05.2005 tarihinde ...

İlçe Nüfus Müdürlüğüne müracaatla davacının kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafının yer aldığı nüfus cüzdanını aldığı, 01.08.2005 tarihinde de davalının görev yaptığı ...

4. Noterliğine giderek aynı nüfus cüzdanını ibraz ederek genel vekaletname tanzim ettirdiği, sonrasında söz konusu genel vekaletnameye bağlı olarak davacıya ait gayrimenkulleri 3. kişilere satttığı, davacının durumu öğrenince suç duyurusunda bulunduğu, ayrıca taşınmazların tapularının iptali ve adına tescili için davalar açtığı, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2007/...

E. sayılı davada noterce tanzim edilen vekaletname ile tapu müdürlüğünde kullanılan vekaletnamenin getirtildiği, bu belgeler üzerinde ...

Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 27.08.2009 tarihli raporda aynı tarih ve yevmiye nolu iki vekaletnamedeki fotoğrafların farklı olduğunun bildirildiği, davacının 4646 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açmış olduğu davaların kabul edildiği, diğer taşınmazlar hakkında açmış olduğu davaların ise sicile güven ilkesi nedeniyle reddedildiği sabittir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı noter tarafından tanzim edilen 01.08.2005 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletname sureti ile tapu müdürlüğünce satış işlemlerine esas alındığı bildirilen aynı tarih ve yevmiye sayılı vekaletnamede suretindeki fotoğrafların farklı kişilere ait olduğu, bu hususa gerek yukarıda açıklanan adli tıp kurumu raporunda, gerekse mahkemenin gerekçesinde de yer verildiği, ancak her iki vekaletname ile ilgili işlemlerin davalı noter veya çalışanları tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Buna göre, mahkemece; öncelikle davalı noter tarafından tanzim edilen vekaletname ile satış işlemleri nedeniyle tapu müdürlüğünde kullanılan vekaletname asıllarının getirtilmesi, sonrasında gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle her iki vekaletname ile ilgili işlemlerin davalı noter veya çalışanları tarafından yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması suretiyle ulaşılacak sonuca göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, 1.480 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13598, K. 2017/17842, 19 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/13598
Karar No
2017/17842
Tarih
19 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/13599 K.2017/10570
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/13599 K.2017/7916
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/13601 K.2017/7990
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/13612 K.2017/14389
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/13617 K.2017/14396
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/13620 K.2017/11089

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.