KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/13670 E., 2018/2066 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde, davalının değişik tarihlerde kendisini darp ettiğini, şiddet görmesi nedeniyle Emniyete şikayette bulunduğunu, bu nedenlerle davalıdan ayrılmaya karar verdiğini, düğün töreninde takılan 170 adet küçük altın, 22 adet 367 gr bilezik, müşterek çocuk Eylül'ün doğumunda takılan 17 adet cumhuriyet altını ve 15. 000 TL nakit paranın aynen iadesini mümkün olmaması halinde bedelinin faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; düğün töreninde takılan altın ve paraların bir kısmı ile düğün, kına ve balayı masrafları karşılandığını, bir kısmı ile ...' de satın alınan arsanın peşinatının ödendiğini, kalan bir kısım ziynet eşyalarının davacının uhdesinde olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 37.970,00 TL altın alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ziynet eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, İİK'nın 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
Mahkeme hükmünde, "37.970,00 TL altın alacağının" ifadesi ile yetinilmiş, bedeli hakkında hüküm kurulan ziynetlerin cinsi, niteliği, özellikleri, gramı ayrı ayrı yazılmamış, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; bedeli hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK'nın 297. maddesine aykırı hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13670, K. 2018/2066, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama