İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13808 K.2017/2986

Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakalarının indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2016/13808Karar2017/2986Tarih13 Mart 2017Okuma4 dk · 850 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/13808 E., 2017/2986 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

850 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakalarının indirilmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı,davalı ile 2011 yılında boşandıklarını,boşanma neticesinde davalı lehine aylık 600 TL yoksulluk ve müşterek çocuk için de aylık 350 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davacının 01.05.2011 tarihinde maddi ve manevi nedenlerle işvereni tarafından işten çıkarıldığını, halihazırda çalışırken elde ettiği aylık 4.750 TL civarındaki gelirinden mahrum kaldığını, 2012 yılında nafakanın indirilmesi için açtığı davanın reddedilip kesinleştiğini, halihazırda hükmedilen nafakaları ödeyecek maddi gücü bulunmadığını;

davalının ise, müşterek çocuk ile birlikte yaşadığını, müşterek çocuklardan...’in bir şirkette aylık 2.700 TL maaş ile çalıştığını, davalının ise sigortasını isteğe bağlı olarak ödeyerek gizli şekilde çalışıp gelir elde ettiğini ileri sürerek; hükmedilen nafakaların toplam 400 TL’ye indirilmesini istemiş;duruşmada ise talebine açıklık getirerek iştirak ve yoksulluk nafakalarının 400 TL’ye indirilmesini talep ettiğini belirtmiştir.

Davalı, çalışmadığını ve geliri bulunmadığını,sadece aylık 40 TL sigorta primi ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanmaya çalıştığını,hükmedilen nafaka dışında geliri bulunmadığını,aylık 650 TL kira ödediğini,müşterek çocukları...’in davacının iddia ettiği kadar gelir elde etmediğini, yine...’in aylık 925 TL kredi ödemesi olduğunu, kendisinin üniversitede okuyan kızının ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını, davalının ise mali müşavir olup yüksek gelir elde ettiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davalının çalışmadığı,sabit gelirinin bulunmadığı,davacının ise emekli mali müşavir olduğu,sabit geliri ve çalışma imkanının bulunduğu, enflasyon oranı,aradan geçen süre zarfında paranın alım gücündeki düşüş ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, nafakalanın indirilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; boşanma neticesinde hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakasının indirilmesi istemine ilişkindir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının reddine,

2) TMK.nun 176.maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.

Yargıtay ...nun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. ...nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması," yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK. 7.10.1998 gün 1998/2-656 E.,1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı ve 1.5.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları).

Yine,iştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumuna göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli ve gelirleri de dikkate alınır.

Hakim, nafaka takdirinde; tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir.

TMK. mad. 176/4 hükmüne göre ''Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir." Aynı şekilde 331. madde uyarınca; "Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır."

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.

Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. Fakat; sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileride bir anlam taşır.

Somut olayda; tarafların 2011 yılında çekişmeli olarak TMK’nun 166/1 maddesine dayalı olarak boşandıkları, boşanma neticesinde müşterek çocuklardan 2002 doğumlu Sezgi’nin velayetinin davacı anneye verildiği ve müşterek çocuk lehine aylık 350 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, yine davalı lehine ise aylık 600 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği ve söz konusu boşanma kararının 25.04.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar; mahkemece, davalının çalışmadığı ve sabit gelirinin bulunmadığı, davacının ise emekli mali müşavir olduğu,sabit geliri ve çalışma imkanının bulunduğu, enflasyon oranı, aradan geçen süre zarfında paranın alım gücündeki düşüş ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde nafakalanın indirilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de;

dosya kapsamında yer alan ve taraflar arasında görülen...4.Aile Mahkemesi’nin 2015/349 Esas 2016/452 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, taraflarının aynı olduğu ve davanın yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkin olduğu,mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise davanın kabulü ile dava tarihi olan 13.07.2015 tarihinden itibaren davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verildiği ve söz konusu dava dosyasının henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmaktadır.

Eldeki davada,...4.Aile Mahkemesi’nin 2015/349 Esas 2016/452 Karar sayılı dava dosyasının iş bu dava dosyası ile ilintili olduğu dikkate alınmak suretiyle söz konusu dava dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirken, mahkemece bu husus gözetilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar da dikkate alınmak suretiyle, eldeki dava dosyası ile ilintili olan...4.Aile Mahkemesi’nin 2015/349 Esas 2016/452 Karar sayılı dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle iştirak nafakasına yönelik temyiz istemlerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13808, K. 2017/2986, 13 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/13808
Karar No
2017/2986
Tarih
13 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13810 K.2017/2103
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13811 K.2017/2522
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/13811 K.2017/2236
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13812 K.2017/2982
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13813 K.2017/2520
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/13814 K.2017/2889

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.