KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/13823 E., 2017/2726 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2017
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; boşanma kararı ile davalı lehine aylık 150,00 TL nafakaya hükmedildiğini, bu nafakanın zamanla arttırılarak aylık 440,00 TL olduğunu, boşanma kararından davalının babasından yetim maaşı almaya başladığını ve iştirak halinde olan apartmanın davalı adına tapuya kaydedildiğini, müvekkilinin ise emekli maaşı aldığını, banka kredilerinin bulunduğunu, davalının kendine ait evde oturup kira ödemediğini, yetim maaşı almasından dolayı müvekkiline göre ekonomik olarak daha iyi olduğunu, davalı lehine hükmedilen nafakanın kaldırılmasına veya aylık 100,00 TL'ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin babasından kalan maaşın iki kardeş arasında paylaşıldığını, yine bahsi geçen evin boşanma davasından sonra müvekkiline miras olarak kaldığını, müvekkilinin evinin olmasının onu yoksulluktan kurtarmadığını, nafaka ve aldığı yetim maaşı ile geçimini temin ettiğini, davacının borçlarının olmasının nafakanın kaldırılması veya indirilmesi gerekçesi olamayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Türk Medeni Kanunu'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen
evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. 176/4.maddesine göre ise; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarına göre; davacının emekli olduğu, 1.144 TL emekli maaşı aldığı, üzerine kayıtlı evde kira ödemeden oturduğu, üzerine kayıtlı bir aracı ve arsası bulunduğu; davalının ise boşanmadan sonra aylık 370 TL yetim aylığı almaya başladığı, miras yoluyla kendisine intikal eden evde kira ödemeden oturduğu, üzerine kayıtlı bir arsası olduğu anlaşılmıştır.
Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre, yetim aylığı bağlanmasının yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir.
Bu durumda, davalının aylık düzenli olarak elde ettiği gelirin davalıyı yoksulluktan tamamen kurtarmadığı, ancak mali durumunu olumlu yönde değiştirdiği dikkate alındığında nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13823, K. 2017/2726, 8 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama