KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/13946 E., 2017/3359 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının babası olduğunu, halen üniversite eğitimine devam ettiğini ileri sürerek aylık 1.500.00 TL yardım nafakasının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yardıma ihtiyacı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın 400.00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş; tarafların temyizi üzerine Dairemizce, davalının temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiş; davacı lehine hükmedilen nafakanın ise az olduğu gerekçe gösterilerek karar bozulmuş; mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra bu kez aylık yardım nafakasının 750.00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kararın bozmaya uygun olmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece 02.06.2014 tarihinde bozma öncesi verilen ilk kararda "ara kararı ile verilen aylık 300.00 TL tedbir nafakasının, karar tarihinden itibaren aylık 400.00 TL'ye yükseltilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş; bozmaya uyularak 10.02.2006 tarihinde verilen ikinci kararın hüküm fıkrasında ise "ara kararı ile tedbiren aylık 750.00 TL olarak verilen yardım nafakasının devamına" sözlerine yer verilmiş, davalı hükmü bu yönüyle temyiz etmemiştir.
Bu durumda son karar ile birlikte hükmedilen 750.00 TL aylık nafakanın 13.11.2012 tarihli ara kararı ile "dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere" verilen ara kararında da açıkça anlaşılacağı gibi son karar ile birlikte hükmedilen tedbir nafakasının başlangıç tarihi dava tarihidir. Bu tarihin kararda gösterilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
./.. -2-
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/13946, K. 2017/3359, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama