İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/14364 K.2016/12103

Taraflar arasındaki ziynet eşyası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2016/14364Karar2016/12103Tarih24 Ekim 2016Okuma4 dk · 788 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/14364 E., 2016/12103 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

788 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki ziynet eşyası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının davalıdan şiddet gördüğünü, davalının düğünde takılan 25 adet çeyrek altın, 4 adet bilezik, 1 adet set takımı, 1 adet künyeyi düğün masrafları için bozdurduğunu, evlilik birliği içerisinde yatırım amaçlı olarak alınan 212 gram altının 1/2 sinin de davacıya verilmediğini ileri sürerek; altınların aynen iadesine, mümkün değilse bedeli olan 22.000 TL nin ( fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ) yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08/12/2014 tarihinde de talep sonucunu 8.549.50.- TL daha artırarak ıslah etmiştir .

Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; çeyrek altının 14 adet olduğunu, 3 adet bilezik takıldığını, altınların bir kısmının evlilik birliği içinde davacının rızası ile harcandığını, bir kısmının davacıda kaldığını; ziynet eşyalarından tahsil edilen paraların davacı ve ailesi için harcandığını, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmanın gündeme geldiğini, ziynet eşyalarının bir kısmının bu maksatla harcandığını, bir kısım altınların bozdurulduğunu, bebeğin erken doğum neticesi vefat etmesi üzerine davacının rahatlaması için tatil yapıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne,

4 adet bilezik 43,73 gr, 22 ayar, 3740 TL değerinde 3 adet burma bilezik, 63 gr. 5387 TL değerinde 1 adet kelepçeli bilezik, 10 gr 534 TL değerinde 2 adet künye, 21 gr. 1796 TL değerinde bir adet set, 35 gr 1870 TL değerinde olmak üzere altınlar 22 ayar kabul edilmek suretiyle aynen davalı tarafından davacıya iadesine, iadesi mümkün olmadığı takdirde ödeme tarihindeki Türk parası altın alış fiatı üzerinden değerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacı taraf her nekadar çeyrek altınların iadesini istemiş isede; bu altınların günümüz ekonomik şartlarında değişen gelenek ve göreneklerde kadının ziyneti olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, tasarruf aracı olarak kullanıldığından bu ziynet eşyası yönünden istemin reddine.

Davacı taraf külcü altınların iadesini istemiş ise de; boşanma davasının açıldığı 07/07/2011 tarihinde bu altınların varlığı kanıtlanmadığı gibi, altınların alınmış olsa bile evlilik sürecinde taraflarca harcanmış olması söz konusu olabileceğinden , davacının tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olması nedeni ile ortaya çıkan yüklü masraflardan gerek çeyrek altınların gerekse varsa külçe altınların harcanması söz konusu olduğundan , gerek çeyrek altınlar yönünden gerek külçe altınlar yönünden mal paylaşımlarına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hayat deneylerine göre, olağan olanın, bu çeşit eşyanın ( ziynet ) kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla, bunların, davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.

Diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.

Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur.

Somut olayda, mahkemenin çeyrek altınların ziynet eşyası olmadığına ilişkin gerekçesi isabetli değildir . Çeyrek altınların diğer ziynetlerden farkı olmadığı için bunlar da tıpkı bilezikler vb gibi kadına bağışlanmış sayılır,yukarıda anılan karineler de çeyrek altınlar için de geçerlidir.

Mahkemece, çeyrek altınlar da ziynet eşyası kabul edilerek taraf delilleri değerlendirilerek, yukarıda anılan ilkelere göre, davacının bu talebi yönünden de sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; yasal olmayan gerekçeler ile talebin reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Davacının evlilik birliği içinde yapılan birikim ile alınan altınların yarısına ilişkin talebi ise; "Değer Artış Payı" isteğine yöneliktir. (TMK.m.227) Bu isteğin esası "eşler arasındaki mal rejimi" sona ermedikçe dinlenemez. Dava tarihi itibari ile, tarafların evli olduğu, aralarındaki mal rejiminin henüz sona ermediği anlaşılmaktadır. Evlilik birliği içinde bunlar istenemeyeceğinden, davacının 212 gram altına yönelik talebine ilişkin verilen karar sonucu itibari ile doğrudur ,zira bu talep yönünden dava tarihi itibari ile dava koşulu gerçekleşmemiştir .

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/14364, K. 2016/12103, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14364
Karar No
2016/12103
Tarih
24 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/14364 K.2016/13013
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/14364 K.2016/16791
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/14365 K.2016/24037
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/14365 K.2016/9685
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/14366 K.2016/24038
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14368 K.2016/8804

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.