KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/14410 E., 2017/2595 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2017
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirtilen 07.03.2017 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00' e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin, babası olan davalının rızasıyla oturduğu dairede (2011 yılında) çeşitli imalatlar yaptırdığını, ancak davalının açmış olduğu dava nedeniyle müvekkilinin daireyi tahliye etmek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından yaptırılan imalatların değerinin yapılan tesbit ile 53.500 TL olarak belirlendiğini, davalının yapılan imalatlar nedeniyle sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek; 53.500 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise davacının, müvekkilinin muvafakatini almadan yapmış olduğu imalatların zorunlu olmadığı gibi imara da aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 35.865 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan alacak üzerinden davacı yararına hesaplanan vekalet ücreti 4.295 TL olduğu halde, mahkemece 4.845,15 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
./..
-2-
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/14410, K. 2017/2595, 7 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama