KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/15253 E., 2017/3379 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı ,dava dışı annesi ile davalı babasının 1999 yılında boşandıklarını,kendisinin halihazırda reşit olup... Ünv. Psikoloji Bölümü’nde eğitim gördüğünü ve çalışmadığını, geliri olmadığından aylık 500 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, özel bir maden şirketinde çalıştığını,sağlık sorunları olması nedeniyle sürekli çalışamadığını,aylık 1.300-1.400 TL geliri bulunduğunu, ancak 250 TL nafaka ödeyebileceğini savunmuştur.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile,dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mükerrer ödemeye sebep olmamak kaydıyla aylık 250 TL’lik yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,davacı dava tarihi olan 10.12.2015 tarihi itibariyle reşit olduğundan açılan dava iştirak nafakası olmayıp, TMK’nun 328/2 ve 364 /1 vd. maddelerinde ifadesini bulan yardım nafakası davasıdır.
Nitekim Türk Medeni Kanununun 364/1. maddesine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun 365.maddesinin 2.fıkrasında davanın; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu düzenlenmiştir.
../.. -2-
Bu bağlamda; mahkemece, gerekçede TMK’nun 328/2 maddesinden bahsedilmek suretiyle hükmedilen nafakanın hükümde ve gerekçede yanılgılı olarak iştirak nafakası olarak nitelendirilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Ne var ki, kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün gerekçesinin 4.paragrafında yer alan ‘’...Açılan dava ,öğrenim hayatı devam eden öğrenci lehine iştirak nafakası talebine yöneliktir:..’’ ifadeleri ile hükmün 1. bendinde yer alan ‘’...aylık 250,00 TL iştirak nafakası takdirine...’’ ifadelerinin gerekçe ve hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle yerine gerekçe ve hükme eklenmek üzere ,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/15253, K. 2017/3379, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama