KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/15286 E., 2017/4240 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vasisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile ....k Mahkemesinin 2000/12E-2000/95K sayılı kararı ile boşandıklarını, son olarak 06.04.2009 tarihinde açılan dava ile davacı için 200TL yoksulluk ile müşterek çocuk .... için 200,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, müşterek çocuğun lise 4. Sınıfa geçmiş olduğunu, büyümesi nedeniyle masrafların arttığını, halen ödenen nafakaların yetersiz geldiğini ileri sürerek nafakanın her biri için 600,00 TL'ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vasisi; davalının adına kayıtlı evi maddi sıkıntı nedeniyle altı yıl önce sattığını, cezaevinde maddi sıkıntıya düştüğünü ve ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını, davalının çocuklarına da kendisi, amcası ve akrabalarının baktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, buna göre davacının kendisi için ve müşterek çocuk .... için ödenmekte olan nafakaların dava tarihinden itibaren aylık 400,00 er TL ye çıkartılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vasisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, müşterek çocuk yönünden takdir edilen nafakaya ilişkin davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yoksulluk nafakası yönünden temyiz itirazlarına gelince;
TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''
TMK'nun 176/4. maddesine göre de; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; davacının ev hanımı olup gelirinin olmadığı, davalının ise halen cezaevinde hükümlü olup, aylık 800TL gazilik maaşı aldığı, boşanma davasından sonra tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranı nazara alınmak suretiyle, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/15286, K. 2017/4240, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama