KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/16009 E., 2017/4779 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2017
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı babası ile annesinin boşandıklarını, bu süreçte davalı ile 4-5 yıldır görüşmediğini ve kendisine maddi katkı yapmadığını, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Kamu Yönetiminde ikinci öğretimde 3. sınıfta okuduğunu, apart bir yurtta kaldığını, aylık 450 TL kira ödediğini, ayrıca, yıllık harç, kitap, gereçler, beslenme, ulaşım gibi giderlerinin olduğunu, tüm giderlerini annesinin karşıladığını belirterek, aylık 600 TL yardım nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; açılan davayı kabul etmediğini, davacının annesinin de emekli maaşı olduğunu, tüm yaşamı boyunca çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için elinden geleni fazlasıyla yaptığını, boşanma davasında tüm mal varlığını davacının annesine verdiğini, ikinci ortak konutun kirasını kızı adına yatırılmasını istediğini, kendisinin de zor şartlar altında yaşadığını, borçların ve boşanma kararında verilen tazminatın belini büktüğünü, kızının lüks olmayan bir yurda geçmesinin uygun olacağını, israftan kaçınması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar tarihinden geçerli olmak üzere aylık 400 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmemesi nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mahkemece hükmün 4.bendinde davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/16009, K. 2017/4779, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama