KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/16162 E., 2017/5148 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2017
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davacı ile davalının boşandıklarını, davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının son artırım kararıyla birlikte aylık 350,00 TL'ye çıkarıldığını, ancak bu nafaka miktarının günümüz koşullarında çok az kaldığını ve davacının ihtiyacını karşılamadığını, yaşı ve yaşadığı sağlık problemleri gereği çalışacak durumda olmadığını, davalının ise Almanya ve Türkiye'den emekli maaşı aldığını, taşınmazları ve kira gelirleri bulunduğunu belirterek, 350,00 TL nafakanın artırılarak 1.250,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalının, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir tarımsal veya ticari geliri bulunmadığını, bahsedilen gayrimenkullerin de söz konusu olmayıp, herhangi bir gayrimenkul gelirinin de bulunmadığını, davalının şu an sabit bir işte çalışmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 350,00 TL yoksulluk nafakasının 300,00 TL artırılması ile aylık 650,00 TL'ye çıkartılmasına ve aylık 650,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava,yoksulluk nafakasının artırımı istemine ilişkindir.
TMK'nun 175.maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir."
TMK'nun 176/4. maddesine göre de; "Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir."
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı
davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Dosya kapsamından; tarafların 17.01.2003 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine yoksulluk nafakasına karar verildiği, 30.07.2010 tarihinde açılan nafaka artırım davası sonucu davacı lehine aylık 350,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, son nafaka artırım kararından bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık beş yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olduğu; davalının ise emekli olup, aylık 744,99 Euro maaş aldığı, 2003 yılında yeniden evlendiği, anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir.
O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/16162, K. 2017/5148, 12 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama