KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/16165 E., 2018/3302 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-) İlamın ve davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin, hüküm tarihinde reşit olmalarına rağmen (dahili) davalılar Hatice Karagöz ve Vildan Karagöz yerine, adlarına (velayeten) anneleri ...'e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararın ve davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin hüküm tarihi itibari ile reşit olan (dahili) davalılar Hatice Karagöz ile Vildan Karagöz'e bizatihi usulüne uygun tebliği sağlanarak temyiz süresi beklendikten sonra;
2-) Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesine göre; kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste sürekli bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.
Gerekçeli kararın, dahili davalılardan ...'e tebliğine ilişkin evrakın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ edilmediği, zira muhatabın adreste bulunmama sebebinin komşuya sorularak tespit edildiği yazılmış olmakla birlikte, bu hususun hangi komşuya sorulduğu ve keyfiyetin hangi komşuya haber verildiğine dair tebligat evrakında herhangi bir ibareye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle yapılan tebligat usulsüz olduğundan; gerekçeli kararın ilgili davalıya usulünce tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/16165, K. 2018/3302, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama