KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/16568 E., 2018/3768 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki çeyiz alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesiyle; tarafların boşandıklarını ve boşanma kararının kesinleştiğini, davacının müşterek konutta kalan çeyiz ve ziynet eşyaları hakkında dava ikame etmemiş olup, ... 11.Aile Mahkemesinin 2012/393 D.İş sayılı dosyası ile davacının çeyiz eşyaları ve şahsi eşyalarının halen müşterek konutta bulunduğunun tespit edildiğini, ancak söz konusu eşyaların halen davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL değerindeki çeyiz eşyası ile şahsi eşyanın aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teslim tesellüm tutanağı imzalamaktan kaçındığı için müşterek hanede kalan bazı çeyiz eşyalarının davacıya tesliminin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının kendisine verilen kesin süreye rağmen harç eksikliğini ikmal etmediği gerekçesiyle Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; ön inceleme duruşmasında davacı vekili talep ettikleri eşyaları dava dilekçesi ekindeki listede bildirdiklerini ancak listede ufak tefek farklılıklar olup, talep ettikleri eşyaların miktar, nitelik ve değerlerini ayrı ayrı belirteceklerini beyan etmiş 18.07.2013 tarihli dilekçesiyle eşyaların nitelik ve değerlerine ilişkin ayrıntılı açıklamada bulunarak eşyaların; dolayısıyla dava değerinin 5.635,00 TL olduğunu bildirmiştir. Bunun üzerine mahkemece davacı vekiline 26.02.2015 tarihli oturumda 5.635,00 TL dava değeri üzerinden eksik harcı yatırması için iki haftalık kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili, 06.11.2015 tarihli dilekçesi ile eşyaların değeri olarak 5.635.00 TL talep etmediklerini, değerin bilirkişi tarafından tespitini istediklerini, bilirkişi raporunda da; eşyaların değerinin 1.153.00 TL olarak belirlendiğini, 153.00 TL eksik harcın tarafından yatırıldığını, 5.635.00 TL'lik değer üzerinden harç ikmali ile ilgili ara kararın da rücu edilmesini istemiştir.
Davacı yanca bilirkişi tarafından belirlenen değer üzerinden eksik harç yatırılmış olmakla davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken aksi yazılı düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/16568, K. 2018/3768, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama