KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/17130 E., 2017/6773 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2017
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, tarafların 11 yıl önce gayri resmi olarak evlendiklerini, müşterek çocuklarının dünyaya geldiğini, davalının müşterek çocuğun ihtiyaçlarına katkı sağlamadığını belirterek 750 TL nafakaya hükmedilmesine talep etmiştir.
Davalı, çocuğun tüm ihtiyaçlarını kendisinin sağladığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava tarihi 08/12/2015 tarihinden itibaren aylık 250 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak müşterek çocuğa velayeten davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesinden itibaren hükmedilen nafakanın iştirak nafakası olarak devam etmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Evlilik haricinde doğan çocuk için babanın nafakayla yükümlü tutulabilmesi için, çocukla babası arasında soybağının kurulmuş olması zorunludur. Baba ile soybağı ise; tanıma, ana ile evlilik, hakim hükmü ve evlat edinme yoluyla kurulur (TMK. m.282).
Somut olayda; davalı ile çocuk arasında, kanunda gösterilen usullerden biriyle soybağı tesis edilmediği görülmektedir.
O halde; çocukla davalı baba arasında soybağı kurulmasına yönelik olarak dava açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmışsa sonucunun beklenmesi, açılmamışsa gerekirse bu davayı açmak üzere davacıya süre verilerek öncelikle bu ön sorunun çözülmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/17130, K. 2017/6773, 9 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama