KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/17184 E., 2018/3944 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2018
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet eşyalarının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, boşanma davasından tefrik edilen iş bu davada, davalının evlendikten bir ay sonra düğünde takılan 19 çeyrek altın, 1 yarım altın, 7 adet 24 ayar 82 gram bileziği borçları olduğunu söyleyerek kendisinden alıp bozdurduğunu, söz konusu ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde 5.804,00 TL'nin ilk boşanma davası açıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 9.624,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı; bir kısım altınların düğünden sonra balayı için bozdurulduğunu, kalan ziynet eşyalarının ise davacıda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne ve 7 adet 22 ayar bilezik, bir adet yarım altın ve 19 adet çeyrek altının aynen iadesine, aynen iade mümkün değil ise 5.804,00 TL'nin dava tarihi olan 22/11/2013 tarihinden, 3.830 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK'nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.
Somut olayda, davacının 27.12.2013 tarihli dilekçesinde belirtilen ve iadesine karar verilen ziynet eşyalarından bileziklerin gramlarının gösterilmesi gerekirken gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/17184, K. 2018/3944, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama