KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/172 E., 2017/6918 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet-eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davalının oğlu Ahmet Tüzün ile davacının boşandıklarını, evliliğin başlangıcında davalının dava dilekçesine ekli mehir senedindeki eşyaları davacıya vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak bu güne kadar eşyaların teslim edilmediği gibi bedellerinin de ödenmediğini belirterek, mehir senedinde yer alan tanesi 20 gram olan 3 adet bilezik (4.800 TL), 1 adet altın kolye (100,00 TL), 4 adet yüzük (200,00 TL), 8 adet halı seccadenin (800,00 TL) aynen, aynen iadesinin mümkün olmadığı takdirde bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu senet içeriğinde davacının senede konu eşyaları teslim aldığı yönünde ibare mevcut olduğunu, yazılı bu sözleşmenin aksi ancak yazılı belge ile ispat olunabileceğini, davacı tarafın evlilik birliğinin ardından eşi ile birlikte ayrı bir ev açtığını ve dava konusu bütün eşyaların da davalıda kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mehir senedinden dolayı ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu mehir eşyaları senede bağlanmış olup, senette davacının senede bağlanan eşyaları teslim aldığına dair imzasının bulunmadığı da gözetildiğinde, davalı senette belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamak zorundadır. Senet gereğinin yerine getirildiği konusunda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir.
Mahkemece; uyuşmazlıkta ispat külfetinin davalı tarafta olduğu gözetilmeksizin, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; ziynet eşya hibe senedi başlıklı belgede yazılı tüm hususlar ile davacının teslim aldığına dair imzasının bulunmadığı da değerlendirilerek, ispat külfetinin davalıda olduğu kabul edilerek, sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/172, K. 2017/6918, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama