KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/17393 E., 2017/6650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- İ...L ANADOLU 13. AİLE MAHKEMESİ
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması ve yoksulluk nafakasının kaldırılması, iştirak nafakasının azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, masrafların arttığını ,paranın alım gücünün azaldığını ileri sürerek aylık 250.00.- TL olan yoksulluk nafakasının 500.00.- TL ye, aylık 350.00.- TL olan iştirak nafakasının 700.00.- TL ye yükseltilmesine ve nafakaların her yıl artması için oran belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, bağlantı nedeni ile eldeki dava ile birleştirilen davada yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ve iştirak nafakasının azaltılmasına karar verilmesini talep etmiştir .
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakasının 450.00.- TL ye, yoksulluk nafakasının 350.00.- TL ye yükseltilmesine, her yıl ÜFE oranında artış yapılmasına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-TMK'nın 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu yasal hüküm gereğince iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; taraflar 13/01/2014 tarihinde kesinleşen karar ile boşanmışlar, anılan nafakalar bu davada takdir edilmiş ,eldeki dava ise 10/02/2015 tarihinde açılmıştır.
Ekonomik ve sosyal durum araştırma sonucundan, davalı birleşen davanın davacısının itfaiyeci olduğu, 2.500.00.- TL maaş aldığı, baba evinde kaldığı, davacı birleşen davanın davalısının ise ev hanımı olduğu, 350.00.- TL kira geliri olduğu, evi olduğu, ortak çocuk Sedef ' in 11/02/2000 tarihinde doğduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar, boşanmadan sonra tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olduğunu ileri sürmemiştir.
Mahkemece; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle nafaka takdiri sırasında kurulan dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yüksek nafaka takdir edilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/17393, K. 2017/6650, 8 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama