İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/17398 K.2018/3946

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2016/17398Karar2018/3946Tarih12 Nisan 2018Okuma5 dk · 995 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2016/17398 E., 2018/3946 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Nisan 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

995 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı ... ve ... ile birlikte 1/4 hissesi kendisine ait olacak şekilde 26.03.1999 tarihinde satın aldıkları ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...

Mevki 3 ada 66 parsel sayılı kargir ev ve arsa vasfındaki 339 m2’lik taşınmazın, davalı ... adına tapuya tescil edildiğini, aynı tarihte davalı ... ile 1/4 hissenin kendisine satıldığına ve bedelinin davalı ...'e ödendiğine ilişkin harici satış sözleşmesi imzaladıklarını, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı binanın kendisine verilen batı tarafına faydalı masraflar ve eklenti yaptırdığını, davalı ...'in 07.07.2006 tarihinde taşınmazı davalı ...'ye devrettiğini,

bunun üzerine 13.11.2007 tarihinde davalı ... tarafından aleyhine açılan meni müdahale ve ecri misil davası sonunda 31.07.2013 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiğini belirterek dava konusu yerin 1/4 değeri ile payına düşen yere yaptırdığı eklentilerin ve faydalı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacı tarafından davalı ... aleyhine 26.11.2007 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda verilen red kararının karar düzeltme talebinin reddi ile 27.05.2010 tarihinde kesinleştiğini, davalı ... tarafından davacı aleyhine açılan meni müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda verilen meni müdahale talebinin kabulü ile ecri misil talebinin kısmen kabulüne dair kararın 10.04.2015 tarihinde kesinleştiğini, davacının yaptığını iddia ettiği faydalı masrafların neler olduğu açıkça belirtilmediğini ayrıca davacının yaptırdığını iddia ettiği masraflarda %30 yıpranma payının da meydana geldiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 11.887,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davalı ... hakkında verilen kararın temyiz incelemesine gelince,

Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında "hak ilişkisine dayalı bağ"dır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkindir.

Mahkeme önünde, maddi hukuka dayalı hakkına dair uyuşmazlığın çözümünü ve himayesini isteyen kişi davacı, kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişi de davalıdır. Davacı, dava konusu hakkın sahibi, davalı ise hakka uymakla yükümlü olan ve bu hakkı ihlal ettiği düşüncesi ile kendisine karşı hakkın himayesi istenen kişidir. Bir davada, davacı ve davalı sıfatının kime ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir.

Dava dilekçesinde, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de; hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerekir. Husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmayıp; davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karardır.

Husumetten red kararı, davada taraf olarak gösterilenler arasında kesin hüküm teşkil eder.

Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır.

Husumet dava şartı olup,kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.

Dosyanın incelenmesinde; davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak taşınmazın 1/4 değeri ile taşınmaza yaptırdığı eklentiler ve faydalı masrafları talep ettiği, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 26.03.1999 tarihli sözleşmede davalı ...'ın imzasının bulunmadığı, tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olup davalı ...'ye 07.07.2006 tarihinde satıldığı anlaşılmıştır.

O halde, mahkemece; davalı ... yönünden, sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3- Dava; davacı ile davalı ... arasındaki 26/03/1999 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince davalıya ödenen bedelin iadesi ve taşınmazda yapıldığı ileri sürülen masrafların iadesi istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı taşınmazın kendisine devredileceği inancı ile yapmış olduğu tüm harcamaların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektir.

Bu nokta, 02.02.1991 gün, 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir.

Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusu davalı ...'in bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir.

Davada ise bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'ye satıldığı tarihte satış bedelinde oluşturduğu katkı değer fazlalığı kadar olduğunun kabulü gerekir.

Buna göre, davacı taraf sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayandığına göre, öncelikle, gerçekten sözünü ettiği iyileştirmelerin davacı tarafça yapılıp yapılmadığı tarafların gösterecekleri deliller incelenmek suretiyle belirlenmelidir.

Dava konusu iyileştirmelerin davacı tarafından yapıldığı anlaşıldığı takdirde, davalı ...'ın davacının yaptığı bu iyileştirmelerle birlikte taşınmazı diğer davalıya sattığı kabul edilerek yapılan imalatlarla birlikte taşınmazın değeri ile bu imalatlar olmadan taşınmazın değerinin ayrı ayrı, konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor almak sureti ile tespit edilmeli ve ardından aradaki fark bedelin, taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı satış bedeline oranı belirlenmelidir.

Şayet davacının iddia ettiği imalatların, yapılmış olması hali ile yapılmamış olması olması halinde belirlenen taşınmaz değerleri arasında bir fark bulunmadığının anlaşılması halinde, davalının bu giderlerin yapılması nedeni ile bir sebepsiz zenginleşmesinden söz edilemeyeceği göz önüne alınarak, davacının masraf iadesi talebinin reddine karar verilmelidir.

Bu durumda mahkemece; giderlerin (imalatın) yapıldığı tarih itibariyle değil, taşınmazın 3. kişiye satıldığı ve fiilen teslim edildiği tarihte satış bedelinde oluşturduğu değer fazlalığı itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarının belirlenmesi ve bilirkişiden bu doğrultuda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu her iki taraf için de kapalı olmak üzere, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/17398, K. 2018/3946, 12 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17398
Karar No
2018/3946
Tarih
12 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/17398 K.2018/6254
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/17399 K.2018/5743
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/17399 K.2018/2333
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/17400 K.2018/5516
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/17400 K.2018/2179
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/17401 K.2018/5521

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.