KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/17617 E., 2018/4928 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2018
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, düğünde takılan altınların davalı tarafından araba alınmak için satıldığını, bir kısım ev eşyalarının da teslim edilmediğini belirterek davalıya borç olarak verilen 2 adet, 24 gram, 22 ayar adana burması bilezik ile 19 çeyrek altının toplam değeri olan 7.540,00 TL'nin tahsili ile değeri 15.918,00 TL olan eşyaların ise aynen iadesini mümkün olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir. Davalı, bahsi geçen ve tespit edilen ev eşyalarını teslime hazır olduklarını, sadece mutfak dolaplarının mütemmim cüz niteliğinde olduğundan söküldüğü anda değerini yitireceğinden yerinde kalması gerektiğini, düğünde takılan takıların edinilmiş mallardan olduğunu, davacının kendi isteği ile bu takıların bozdurulup harcadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kısa kararda; "19 adet çeyrek altının ve 2 adet 22 ayar 24 gr. ... burma bileziğinin davalı tarafından davacı tarafa aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde 19 adet çeyrek altının bedeli olan 3.192,00 TL ile 2 adet 22 ayar 24 gr.... burma bileziğin bedeli olan 4.560,00 TL olmak üzere toplam 7.752,00 TL takı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine” karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dava ziynet ve eşya alacağı talebine ilişkindir.
1-Mahkemece kısa kararda 7.752,00 TL takı bedeline karar verildiği halde gerekçeli kararda, taleple bağlı kalınarak 7.540,00 TL'ye karar verildiği anlaşılmıştır. Bu suretle, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Somut uyuşmazlıkta; temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir .
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/17617, K. 2018/4928, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama