KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/1779 E., 2017/11693 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2017
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının kullandığı elektrik bedeline ilişkin faturaların ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının icra takibine ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, icra takibinde yazılı asıl ve feri alacakların davalıdan tahsiline, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı icra dosyasında, takip konusu alacağın tamamına itiraz etmediklerini, sayaç endekslerine göre düzenlenen olağan tüketim faturalarına bir itirazları olmadığını ancak 2011/2-5-9. dönemler için ''endeks esaslı ek tahakkuk'' faturası adı altında düzenlenen toplam 10.745,48 TL ve faizlerine itiraz ettiklerini ve düzenlenen bu faturaların haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;
1-)Davalının, ... 31 İcra Müdürlüğünün 2011/22450. Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmi itirazın İPTALİ ile takibin itirazsız alacak ile birlikte toplam 23.285,40 TL asıl alacak, 1.820,62 TL işlemiş faiz ve 327,71 TL KDV olmak üzere toplam 25.433,73 TL üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,8’i geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına,
2-)Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değer olarak 23.285,40 TL belirtmiş ise de davalının itirazının kısmi olması nedeni ile itiraz edilmeyen alacak yönünden açılan davanın reddine,
3-)Davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, İİY. nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen kısım olan 10.572,01 TL. nın %40’ı olan 4.228,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
4-)Davalı tarafından kısmi itiraz edilmesine rağmen davacı tarafından 23.285,40 TL yönünden itirazın iptali davası açılması nedeni ile davacının davalının itiraz etmediği halde itiraz etmiş gibi dava açmasında kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından, itiraz edilmeyen kısım yönünden açılan dava miktarına göre istemle bağlı kalınarak %20 kötü niyet tazminatı olan 2.542,68 TL nin davacıdan tahsiline, davalıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-) Dava, elektrik tüketim borcuna dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı kurum tarafından, davalı şirket hakkında 23.285,40 TL asıl alacak, 1.820,62 TL gecikme cezası, 327,71 TL kdv olmak üzere toplam 25.433,73 TL üzerinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borcun 10.745,48 TL'lik asıl alacak ve ferileri yönünden itirazda bulunulduğu, bu miktar yönünden takibin durduğu ve davacının iş bu itirazın iptali için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davalı taraf, icra takibinde 10.745,48 TL'lik asıl alacağa ve bu alacağın ferilerine itiraz etmiş olup, bakiyesini kabul etmiş olmasına karşın mahkemece, takip konusu alacağın tamamına itiraz edilmiş gibi kabul edilerek, hüküm fıkrasının 1. bendinde itiraz edilmeyen kısımı da kapsayacak şekilde tüm takip miktarı üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bunun yanında, yukarıda açıklandığı şekilde mahkemece hükmün 1. bendinde itiraz edilmeyen kısımı da kapsayacak şekilde tüm takip miktarı üzerinden takibin devamı yönünde hüküm kurulmasına rağmen, hükmün 2. bendinde ise davalının itirazının kısmi olması nedeni ile itiraz edilmeyen alacak yönünden açılan davanın reddine karar verilmek suretiyle, çelişkili fıkralar oluşturularak hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bu husus da bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma nedenlerine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/1779, K. 2017/11693, 11 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama