KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18057 E., 2018/5435 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile boşandıklarını, evlenirlerken mehir senedine dayalı olarak kendisine verilen 3.500,00 TL tutarındaki altın ve eşyalar ile babasının takmış olduğu 81 gram ağırlığındaki 4.000,00 TL tutarındaki bileziğin evden kovulması sebebiyle müşterek hanede kaldığını ve davalıdan talep edildiği halde iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 7.500,00 TL tutarındaki altın ve eşya bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı;
davacının kendisini aldatması nedeniyle boşandıklarını ve anlaşmalı boşanmayı kabul eden davacıyı ziynet eşyaları üzerinde olduğu halde ailesinin evine kendisinin götürdüğünü, davacının şahsi eşyalarıyla birlikte mehir senedinde yazılı bazı eşyalarını da teslim aldığını, bu eşyalarla birlikte mobilyaları da almasının söylendiğini ancak davacının ailesinin "kızımızın yuvası dağılmış, eşyayı ne yapalım" şeklinde beyanda bulunduklarını, ayrıca davacının babasının 81 gram altın taktığı hususunun doğru olmadığını, davacının babasının düğünde bugünkü değeri 200,00 TL'yi geçmeyecek bir künye, doğumda da 10 veya 12 gramlık bir bilezik taktığını,
davacının bu altınları da ayrılık sırasında yanında götürdüğünü, davacının mehir senedine ya da düğün hediyelerine dayalı herhangi bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davaya konu edilen mehir senedine dayalı ev eşyalarının davalının yedinde kaldığı anlaşılmakla, mehir senedine dayalı ev eşyaları yönünden davanın kabulü ile A-) Yatak Odası Takımı (600,00 TL), Yemek Odası Takımı (450,00 TL), Koltuk Takımı (300,00 TL), 1 Adet Yatak (100,00 TL), muhtelif Halı (150,00 TL), muhtelif Yorgan (30,00 TL), muhtelif Elbise (100,00 TL), muhtelif Ayakkabı ve Makyaj Takımı (50,00 TL), 1 çift küpe (150,00 TL) ve 1 adet yüzük (250,00 TL)'ün toplam bedelleri olan 2.180,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine;
davaya konu altınlar hususunda ise, mehir senedinde borçlu olarak yani mehri bağışlayan olarak imzası bulunan davalının mehirdeki 112 gram altını evlilik sırasında davalının zilyetliğine ve kullanımına teslim ettiği, ayrıca davalının, davacının babasının düğün sırasında 12 gram bir adet 22 ayar bilezik ile 14 ayar ince bir bileklikten başka altın takmadığı konusunda yemin ettiği, dolayısıyla davacının babasının düğünde 81 gram altın taktığı hususunun ispatlanamadığı,
davacının altınlarının davalıda kaldığını, davalının da altınların davacının üzerinde gittiğini iddia ettikleri, dosya kapsamı ile altınların davacının kullanımı ve zilyetliğine teslim edildiğinin sabit olduğu, ancak davacının bu altınların davalı tarafından kendisinden alınıp bir daha iade edilmediği hususunu ispat edemediği, bu yöndeki davacı tanık beyanlarının soyut, inandırıcılıktan uzak davacıyı haklı çıkarmaya yönelik beyanlar olduğu,
dinlenen davalı tanıklarının ise taraflar ayrılmadan bir gün önce verilen iftar yemeğinde davacının altınlarının üzerinde olduğunu gördüklerini beyan ettikleri, davacının zilyetliğine teslim edilmiş olan ziynet eşyalarının kolaylıkla taşınıp saklanabilen türden eşyalar olduğundan ve davacının da bu altınların zorla ya da herhangi bir nedenle elinde alınıp bir daha iade edilmediğini ispat edemediğinden ziynet eşyalarının davacı üzerinde gittiğinin kabul edilmesinin gerektiği gerekçesi ile altınlar yönündeki davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
A)-Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01. 2016 tarihinden itibaren 2.190 TL'ye çıkarılmıştır. Hüküm, karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18057, K. 2018/5435, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama