KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18108 E., 2017/7536 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2017
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki (asıl davada) nafaka artırımı (karşı davada) nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-karşı davalı vekili, dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, müvekkiline aylık 500,00 TL nafaka bağlandığını, aradan geçen süre içinde hükmedilen yoksulluk nafakasının düşük kaldığını, müvekkilinin nafakadan başka gelirinin olmadığını beyanla, hükmedilen yoksulluk nafakasının 800,00 TL' ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin hükmedilen nafakayı düzenli olarak ödediğini, davacının nafakanın artırılmasına yönelik olarak talebini haklı gösterecek herhangi bir durum olmadığını; bununla birlikte, müvekkilinin maddi durumunda gerileme yaşandığını, nafakanın ortadan kaldırılması şartlarının böylece oluşmuş olduğunu, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise nafakanın ancak TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında artırılabileceğini istenen nafaka artışının fahiş olduğunu beyanla davanın reddi ile karşı davasının kabulüne .... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/332 Esas-2013/436 karar sayılı ilamı ile hükmedilen nafakanın kaldırılmasına, aksi kanaate ise azaltılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı karşı davalı için .... 1.Asliye hukuk mahkemesinin 2012/332 Esas 2013/436 karar sayılı ilamı ile 500,00 TL olarak hükmedilen nafakanın 200,00 TL arttırılarak 700,00 TL'ye çıkartılmasına, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2)TMK. nun 176/4. maddesine göre; Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18108, K. 2017/7536, 18 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama