KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18490 E., 2018/5480 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2018
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, terasta asılı olan halılardan birisinin terasın altından geçen yg hattına düştüğünü, bu halıyı demir boru ile almak isterken akıma maruz kaldığını, sol elinin kesildiğini, sağ el ve ayağının işlevini yitirdiğini, kalıcı işgöremez duruma geldiğini, yardım ile yaşadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 5.000.00.- TL maddi, 20.000.00.- TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 17/02/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat için talep sonucu 736.344.26.- TL ye yükseltilmiştir.Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne; 263.025,45.-TL iş göremezlik tazminatı ile 473.318,81.-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 736.344,26.-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30/04/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/04/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dosyanın incelenmesinde; 30/04/2002 tarihinde meydana gelen olay neticesinde, davacının Adli Tıp Kurumu raporuna göre % 73 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ise davacının % 30, davalının % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tazminat raporunda davacının kusur indirimi sonrasında bakıcı gideri tazminatının 473.318.81.- TL hesaplandığı, mahkemece bakıcı gideri tazminatından indirim yapılmadığı görülmektedir.
Davacının sosyal ve ekonomik durumuna bakıldığında. 1985 doğumlu ve bekar olduğu, annesi ve bakıcı tarafından bakıldığı, bakıcıya ücret ödendiği anlaşılmaktadır.TBK’nın 52. maddesi. "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim, tazminatı indirebilir." hükmünü içermektedir.Davacı yararına bakıcı gideri tazminatı tayin edilirken, TBK'nın 52. maddesi gereğince davacının yaşı, sosyal ve ekonomik durumu, ... tablosuna göre muhtemel yaşam süresi dikkate alındığında uygun bir miktar hakkaniyet indirimi yapılması gerekir .O halde;
mahkemece bakıcı gideri tazminatı tayin edilirken, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda, davacının maluliyet oranı, sosyal ve ekonomik durumu, muhtemel yaşam süresi gözetildiğinde uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18490, K. 2018/5480, 21 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama