KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18504 E., 2018/5190 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2018
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olan davalıya 15/11/2009-15/04/2013 tarihleri arasında 40 ay toplam 5.385,39 TL fazladan aile yardımı yapıldığını ve asgari geçim indiriminden faydalandırıldığını beyan ederek, hata sonucu yapılan ödemenin davalıdan alınmasına karar verilmesini italep ve dava etmiştir.Daval usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonrasında bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 5.385,39 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikten davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. (TBK m. 117; BK m.101) Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının davalıya fazladan ödediği miktarın iadesi için borç bildirimi ve tebliğ tebellüğ belgesi göndererek, fazladan ödenen
5.385,39 TL'nin söz konusu belgenin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesini ihtar ettiği, bu belgenin davalıya 31.10.2014 tarihinde tebliğ edilmekle davalının bu tarihten itibaren 1 ay sonrasında yani 31.11.2014 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu durumda dava konusu alacak miktarına temerrüt tarihi olan 31.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faize hükmedilmesi gerekirken, mahkemece; dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hâkimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18504, K. 2018/5190, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama