KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/18743 E., 2018/5064 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; abone olmadan kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla davalı kurum görevlilerince hakkında kaçak tespit tutanakları tanzim edilip 5.278,80 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini öne sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.Mahkemece;
benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 4.131,90 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 31.10.2013 tarih ve 2013/12556 Esas 2013/14980 Karar sayılı ilamı ile " Mahkemece kaçak elektrik bedelinin hesaplanması için bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, her bir tutanak tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hesaplama yapılmadığı,
davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelin 20.01.2003 tarihli tutanak için Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği hükümlerine, diğer iki tutanak için ise Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplanma yapılması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.Mahkemece;
bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 24.02.2016 tarihli kararında, davanın kısmen kabulü ile 20.01.2003 tarihli 2003/4598 mu-ta numaralı tutanaktan kaynaklı 854,37 TL, 11.04.2003 tarihli 2003/18182 mu-ta numaralı tutanaktan kaynaklı 2.580,88 TL, 12.06.2003 tarihli 2003/29474 mu-ta numaralı tutanaktan kaynaklı 389,689 TL olmak üzere toplam 3.824,939 TL borcunun bulunmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 21/03/2003 tarih 122 sayılı ve 29/12/2005 tarih 622 kurul kararlarına göre; kaçak elektrik enerjisi kullananlara, (kaçak bedeli tahakkukunun) dahil olduğu abone grubu üzerinden aktif enerji bedelinin (1,5) katı olarak, tekerrürü hâlinde ise (2) katı gözönüne alınarak hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır. EPDK'nun bu kararından da anlaşıldığı üzere kaçak kullanımlarda kaçak tahakkuku normal kullanım bedelinin (1,5) katı, kaçak kullanımın tekrarı hâlinde ise iki katı olarak hesaplama yapılır." düzenlenmesi bulunmaktadır.
EPDK'nun bu kararından da anlaşıldığı üzere kaçak kullanımlarda kaçak tahakkuku normal kullanım bedelinin (1,5) katı, kaçak kullanımın tekrarı hâlinde ise (2) katı olarak hesaplanmaktadır. Somut olayda, dosya kapsamındaki bilgi belgelerden, davacı hakkında dava konusu 20.01.2003, 11.04.2003 ve 12.06.2003 tarihli kaçak tutanaklarından önce düzenlenen 26.04.2001 ve 14.11.2002 tarihli kaçak tutanaklarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 21/03/2003 tarih 122 sayılı kararı gereği mükerrer kaçak kullanım nedeniyle yürürlükte olan tek terimli aktif enerji bedelinin 2 katı uyarınca hesaplama yapılması gerektiğine dair düzenleme doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak, davacının borç miktarı duraksamasız belirlendikten sonra sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/18743, K. 2018/5064, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama